Galata, İstanbul’un en eski ve güzel yerleşim bölgelerinden biridir. Merkezi bir konumda; Boğaz’a ve Eski İstanbul diye anılan bölgeye yakınlığı ile bilinir. İstanbul Boğazı’na olduğu gibi, Avrupa Yakası’nı ikiye ayıran Haliç ya da diğer ismi ile Altın Boynuz’a da sınırı vardır.

Galata semti köklü bir geçmişe sahip olduğu gibi, tarihsel olarak da denizcilerin uğrak yeridir. Osmanlı Dönemi’nde uzun yıllar ülkenin dış dünyaya açılan kapısı olmuştur. Bölge, Fatih Sultan Mehmed Konstantinopol’ü fethetmeden önce, 12. yüzyılda buraya yerleşen Cenevizlilerin bir kolonisi idi. Bir dönem Galata’nın kontrolü Venedikliler’e de geçmiştir. Bizans İmparatorluğu’nun düşmesi ile birlikte Galata bölgesinin anahtarları da Türklere geçmiştir.

Haliç ya da Altın Boynuz diye adlandırılan kanalın giriş ağzı, İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne bağlandığı kesişim noktasındadır. Haliç, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde donanmanın ve ticari gemilerin demir atıp doğal bir liman olarak kullandığı kanaldır. Haliç ismi Arapça’dan türemiş olsa da, Altın Boynuz isminin tarihi bir kökeni vardır. Birincisi, kanal boynuz şeklindedir; ikincisi ise, güneş doğarken ve batarken güneş ışınları suya yansıyıp altın rengi oluşturmaktadır.

Üzerimdeki keten ve ipek karışımı kırmızı hazır giyim ceket Britanya kökenli Alfred Dunhill’den. Balıksırtı kumaştan kruvaze stilde yapılmış ceketin göğüs kısmında bulunan tela çok ince olmamak ile birlikte, orta kalınlıkta bir vatka ve iç tarafında astar bulunmasından ötürü bahar aylarında giymeye daha uygun.

http://www.tailoreddetails.com/tr/detay/hazir-giyim-made-to-measure-ve-bespoke-arasindaki-farklar

http://www.tailoreddetails.com/tr/detay/dunhill-custom-made-ceket

Kruvaze stilin ilk örnekleri Britanya Donanması’na ait gemilerin güvertelerinde çalışan denizciler tarafından giyilen ve ‘reefer jacket – kaban’ diye adlandırılan ceketlerdir. Lacivert renkte ve kalın yünden yapılma bu kabanlar gemicileri soğuktan koruduğu gibi, dayanıklı olmaları ile de bilinmekte idi. Paltodan daha kısa olan ilk kruvaze ceketler denizcilerin güvertede rahat hareket edebilmelerine olanak sağlamakta idi. Geleneksel olarak, ‘reefer jacket’ diye bilinen ilk kruvaze ceketlerin ön kısmında altı demir düğme bulunmakta ve tüm düğmeler iliklenebilmekte idi. Yani, genel olarak, bugün giyilen birçok kruvaze cekette olduğu gibi üst iki düğme tamamen görüntü için değildi.

Balıksırtı, iç içe açı görünümünde geometrik bir desendir. İsmini İngilizce’de ‘herring fish’ diye geçen ringa balığından almaktadır. Ringa balığının kemik yapısının görüntüsünden ötürü bu desene ‘Herringbone’ denmiştir. İlginç olarak, köken itibari ile tekstil sektörüyle alakalı değildir. Desen, Roma İmparatorluğu döneminde binaların yollarına döşenen taşların görüntüsünden gelmektedir. Aynı zamanda, Antik Mısır döneminde elit zümrenin giydiği mücevherlerde de bu desene rastlanmaktadır. Kumaş sektöründe kullanılmaya Antik İtalya döneminde başlanılmış, İtalya’dan İrlanda’ya sıçramıştır.

İpeğin ne zaman keşfedildiği ile alakalı net bir tarih bulunmamaktadır. İlk çıkış yeri Çin olup, buradan dünyaya yayılmıştır. İpek, Çin’den Akdeniz’e uzanan İpek Yolu’nun açılması ile birlikte önce Bizans’a, Bizans İmparatorluğundan ise Avrupa ülkelerine yayılmıştır. 1540’lı senelerde Fransa Kralı’nın desteği ile Lyon şehri Avrupa kıtasındaki ipek üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bir diğeri ise, İtalya’da bulunan Como şehridir. Tarihte bir dönem sadece aristokratların ve kraliyet ailelerinin kumaşı olarak bilinen ipek, ipek böceği kozasından elde edilir.

Keten lifi, keten tohumu bitkisinden elde edilir. Binlerce yıllık geçmişi olan keten lifi, dünyanın en eski ve dayanıklı doğal liflerinden de bir tanesidir. Sertliğinden ötürü elastik değildir; esneme yapmaz, fakat çok çabuk kırışır. Kısa bir bilgi, Antik Mısır döneminde keten para birimi olarak kullanılmakta idi.

Astar, ‘cupro’ denilen materyalden yapılmış. Cupro, pamuk çekirdeğinin etrafındaki liflerden elde edilir. Nefes alabilen bir yapısı olmak ile beraber; ince, dayanıklı ve ipeksi bir yumuşaklığa sahiptir. Bu özelliklerin hiçbiri polyester gibi yapay materyallerde bulunmamaktadır.

Ceket yakaları orta genişlikte; ön kısmında altı, kol kısımlarında ise dört demir düğme var. Dört kol düğmesi bulunan ceketler klasik olanlardır. Düğmelerin üzerinde herhangi bir motif yok; tamamen düz/sade ceket düğmelerinden yapılmış. Yukarıda da belirttiğim üzere, demir düğmelerden yapılma ceketler askeri kökenlidir. Kol düğme ilikleri kapalı olarak tasarlanmış. Genel olarak, birçok marka hazır giyim ürettiği ceketlerin kol düğmelerinin iliklerini açmıyor.

Cepler, torba/aplike modelden yapılmış. Torba cepten yapılması cekete şıklığın ötesinde daha spor bir hava katıyor. Kayıtlar, ilk torba/aplike cep modellerinin 1890 ila 1895 yılları arasında kullanıldığını göstermektedir. İpek baskılı kravat, aynı ceket gibi, Alfred Dunhill’den.

http://www.tailoreddetails.com/tr/detay/cep

http://www.tailoreddetails.com/tr/detay/ceket-ve-paltolarda-farkli-cep-modelleri

İlerleyen zamanlarda, pantolon ve gömlek için de farklı birer makale yazacağım.