Flanel kelimesinin kökeni tam olarak bilinmese de çıkış noktası ile ilgili iki farklı iddia var. Birincisi, Galler’de kullanılan gwlanen kelimesinden türemiştir. Gwlanen yün materyalden yapılan kıyafet demektir. İkinci iddia ise, Eski Fransızca’daki flaine sözcüğünden türemiş olduğudur. Flaine örtü/battaniye ya da yatak örtüsü anlamında kullanılmakta idi. Flanele Fransızlar flanelle ve Almanlar ise flanell diyorlar.

Flanel kumaş yünlü iplikten dokunan bir kumaş çeşididir. Yün, pamuk veya sentetik iplik ya da bunların karışımlarından da yapılır. Kamgarn kumaşlara göre daha spor/gündelik giyime uygun bir kumaş türüdür.

Tarihi kayıtlar flanel kumaşın ilk olarak 17. yüzyılda Gallerliler tarafından dokunduğunu gösteriyor. Endüstri Devrimi ile birlikte seri üretimin artmasından ötürü flanel kumaşın da popülaritesi artmaya başladı. Flanelin Amerika Birleşik Devletleri ile tanışması 1889 yılında Hamilton Carhartt isimli bir girişimcinin Detroit eyaletinde işçilerin giydikleri üniformaları geliştirmek için açtığı fabrika ile oldu ve bu kumaş çeşidinden yapılan giysiler üretmeye başladı. 19. yüzyıla baktığımız zaman flanel, Amerikalı işçiler ve askerler için ucuz ve kolay ulaşılan bir materyal idi. Flanel kumaştan yapılan takım elbiselerin iş dünyasına girişi ise 1950’li yıllarda oldu. Böylelikle popülaritesi de artmaya başladı.

Aslına bakarsak, flanel kumaşın cazibesinin artmasındaki en büyük etkenlerden biri de 1956 yapımı ‘The Man in the Gray Flannel Suit' isimli film. Sonuçta filmlerin ve aktörlerin ya da aktrislerin, zevklerimiz ve/veya seçimlerimiz konusunda üzerimizde bıraktıkları etki tartışılamayacak derecede büyük.

Günlük yaşantılarımızdan yola çıkarsak, hepimizin tercih ettiği ve sürekli hayatımızda olan bir kumaş çeşidi flanel. Giyimi kolay, dayanıklı ve ulaşılabilir olduğu kadar birçok farklı kumaş türünden yapılan kıyafet ile uyum sağlayabilen, çok yönlü bir kumaş türü.